Foto Galeri
![]() |
|||||||
|
Karakter boyutu :
Vücudumun her yerini beğeniyorum
Katıldığı davetlerde giydiği cesur ve farklı kıyafetlerle her zaman ilgi odağı olmayı başaran 29 yaşındaki İvana Sert,
01 Haziran 2009 / 10:31
şimdi Balizza markası için yaratığı mayo koleksiyonuyla plajlarda boy göstermeye hazırlanıyor. İşte sarışın ikoncanla Vatan Gazetesi'nden Ayşe Brav'ın gerçekleştirdiği röportaj:
Hepimiz İvana Sert'i Türkiye'nin yeni ikoncanı olarak tanıdık. Dergilerde, magazin basınında boy boy fotoğrafları yer aldı. Bizim kafamızda oluşan imajda varlıklı bir adamla evlenmiş güzel, 'aptal sarışın' modeliydi. Ben kendisinin Balizza için mayo koleksiyonu yapacağını duyunca “Nasıl oluyor da koskoca Balizza firması bu işi, böyle bir kadına bırakır” diye merak ettim ve bir görüşme talebinde bulundum.
Kendisiyle buluştuğumda herkes adına düşündüklerimizden utandım. Tanıştığım, konuştuğum kadın ayakları yere basan, titiz, çok mütevazı ve şeker biri. Mesela İvana Sert konservatuvarı bitirmiş, çok güzel piyano çalıyor. Ayrıca birkaç tane de bestesi var. Üç dil biliyor. Dünyada ne olup bittiğinin gayet farkında.
İlk profesyonel işiniz neydi, moda dünyasıyla nasıl tanıştınız?
Profesyonel hayatıma mankenlikle başladım, birçok tasarımcıyla çalıştım ve onların koleksiyonlarını giydim. Sonra Miss Europe ikincisi oldum.
Modaya ilginiz nereden geliyor?
Tabii ki model olduğunuz zaman, moda dünyasında tasarımcılarla iç içe oluyorsunuz. Her yeni çıkan koleksiyonu bir sezon sonrasının modellerinin defilelerde tanıma imkanınız oluyor. Ben de bu dünyanın içinde iyice piştim.
Mayo koleksiyonu fikri nasıl oluştu?
Bildiğiniz gibi ben değişik giyinmeyi seviyorum, herkeste olmayan kıyafetler ve aksesuarlar ilgimi çekiyor. Bulmakta en zorlandığım şeyin mayo ve mayoların üzerine giyilen pareolar olduğunu fark ettim. İstediğim gibi farklı aksesuarlı güzel mayolar bulamıyordum. Böyle bir açık olduğunu fark edince bir davette karşılaştığım Balizza'nın sahibi Rutkay Çakırkaya'ya fikrimi anlattım, o da bu işe çok sıcak bakınca iş birliği yapmaya karar verdik.
Mayo koleksiyonunuzda neler var?
Koleksiyonum mayokini ve bikinilerden oluşuyor. Hepsinde mutlaka bir aksesuar var. Suya dayanıklı metaller, taşlar, istiridye kabukları koleksiyonu renklendirdi. İddialı bir koleksiyonla geliyoruz... Ayrıca benim bulmakta en zorlandığım şeylerden biri pareolardı, bunun için de yine çok enteresan bir pareo koleksiyonu yaptım. Bütün kumaşlar İtalya'dan geldi.
Sizce Türk kadını nasıl giyiniyor?
Türk kadını giyim konusunda çok tutucu. Tutucu derken açılıp saçılmaktan bahsetmiyorum. Ben burada yeniliklere açık olmamaktan, hep koyu renklere bağlı olmaktan, değişikliği reddetmekten bahsediyorum. Mesela bir Avrupa ülkesinde stadyumlar, sokaklar parklar rengarektir, bizde ise genelde siyahlar, kahveler hakimdir.
Türkiye maceranız nasıl başladı?
Kıbrıs'taki güzellik yarışmasından sonra çekimler ve defileler için Türkiye'ye geldim. Burada ardı ardına birçok defile ve çekime katıldım. Dört ay kadar kaldım, sonra tekrar ülküme döndüm ve eşim Yurdal Sert'le tanıştım... Ona aşık olup, Türkiye'ye yerleştim.
İkoncan ve aptal sarışın durumu size neden yapıştı?
Şöyle diyeyim, 29 yaşındayım, yetenekliyim, güzelim herhalde... Çok iyi bir evliliğim, dünya güzeli bir oğlum var. Ben size soruyorum, sizce neden yapıştırdılar?
Kıskançlık mı?
Evet, bence öyle...
Formunuzu ve güzelliğinizi nasıl koruyorsunuz?
Gerçek bir spor delisiyim. Her gün bir saat spor yapıyor ve yürüyorum. Çok spor yaptığım için aşırı bir diyet uygulamıyorum ama mümkün olduğunca tatlı-hamur işi yiyeceklerden uzak durmaya çalışıyorum. Kozmetiğe düşkün değilim. Kadınlara spor yapmalarını öneriyorum... Ayrıca bol bol sebze ve meyve tüketmeliler... Bir de bence en büyük aksesuar fit bir vücut. Fit bir vücudunuz varsa her şeyi kendinize yakıştırıyorsunuz.
Bugüne kadar hiç estetik yaptırdınız mı, yoksa estetiğe karşı mısınız?
Hiç estetik yaptırmadım. Ama ben daha 29 yaşındayım, ileride ne olur, zaman neyi gösterir bilmiyorum.
Vücudunuzun en güzel bulduğunuz yeri neresi?
Kendimle ve vücudumla çok barışığım. Hemen hemen her yerimi beğeniyorum.
Bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?
Her gün güne sporla başlıyorum, sonra en büyük aşkımla yani oğlumla ilgileniyorum... Ardından işe gidiyorum, sonra da yine mümkün olduğunca evimle ilgilenmeye çalışıyorum. Ama tabii ki sosyal bir çevrede olduğum için davetlere de, partilere de katılıyorum.
Bir de şu Formula1 kızlarından bahsedelim...
Reklamcı Arhan Bey, Formula kızlarının kostümlerini tasarlamam için beni düşünmüş. Çünkü kızlara enteresan, vamp, değişik kılıklar giydirmek istemişler. Ben de memnuniyetle kabul ettim ve çok güzel bir iş çıktı. Kızların kostümleri minicik şort etek ve çok enteresan bantlı üstten oluşuyor.
Hepimiz İvana Sert'i Türkiye'nin yeni ikoncanı olarak tanıdık. Dergilerde, magazin basınında boy boy fotoğrafları yer aldı. Bizim kafamızda oluşan imajda varlıklı bir adamla evlenmiş güzel, 'aptal sarışın' modeliydi. Ben kendisinin Balizza için mayo koleksiyonu yapacağını duyunca “Nasıl oluyor da koskoca Balizza firması bu işi, böyle bir kadına bırakır” diye merak ettim ve bir görüşme talebinde bulundum.
Kendisiyle buluştuğumda herkes adına düşündüklerimizden utandım. Tanıştığım, konuştuğum kadın ayakları yere basan, titiz, çok mütevazı ve şeker biri. Mesela İvana Sert konservatuvarı bitirmiş, çok güzel piyano çalıyor. Ayrıca birkaç tane de bestesi var. Üç dil biliyor. Dünyada ne olup bittiğinin gayet farkında.
İlk profesyonel işiniz neydi, moda dünyasıyla nasıl tanıştınız?
Profesyonel hayatıma mankenlikle başladım, birçok tasarımcıyla çalıştım ve onların koleksiyonlarını giydim. Sonra Miss Europe ikincisi oldum.
Modaya ilginiz nereden geliyor?
Tabii ki model olduğunuz zaman, moda dünyasında tasarımcılarla iç içe oluyorsunuz. Her yeni çıkan koleksiyonu bir sezon sonrasının modellerinin defilelerde tanıma imkanınız oluyor. Ben de bu dünyanın içinde iyice piştim.
Mayo koleksiyonu fikri nasıl oluştu?
Bildiğiniz gibi ben değişik giyinmeyi seviyorum, herkeste olmayan kıyafetler ve aksesuarlar ilgimi çekiyor. Bulmakta en zorlandığım şeyin mayo ve mayoların üzerine giyilen pareolar olduğunu fark ettim. İstediğim gibi farklı aksesuarlı güzel mayolar bulamıyordum. Böyle bir açık olduğunu fark edince bir davette karşılaştığım Balizza'nın sahibi Rutkay Çakırkaya'ya fikrimi anlattım, o da bu işe çok sıcak bakınca iş birliği yapmaya karar verdik.
Mayo koleksiyonunuzda neler var?
Koleksiyonum mayokini ve bikinilerden oluşuyor. Hepsinde mutlaka bir aksesuar var. Suya dayanıklı metaller, taşlar, istiridye kabukları koleksiyonu renklendirdi. İddialı bir koleksiyonla geliyoruz... Ayrıca benim bulmakta en zorlandığım şeylerden biri pareolardı, bunun için de yine çok enteresan bir pareo koleksiyonu yaptım. Bütün kumaşlar İtalya'dan geldi.
Sizce Türk kadını nasıl giyiniyor?
Türk kadını giyim konusunda çok tutucu. Tutucu derken açılıp saçılmaktan bahsetmiyorum. Ben burada yeniliklere açık olmamaktan, hep koyu renklere bağlı olmaktan, değişikliği reddetmekten bahsediyorum. Mesela bir Avrupa ülkesinde stadyumlar, sokaklar parklar rengarektir, bizde ise genelde siyahlar, kahveler hakimdir.
Türkiye maceranız nasıl başladı?
Kıbrıs'taki güzellik yarışmasından sonra çekimler ve defileler için Türkiye'ye geldim. Burada ardı ardına birçok defile ve çekime katıldım. Dört ay kadar kaldım, sonra tekrar ülküme döndüm ve eşim Yurdal Sert'le tanıştım... Ona aşık olup, Türkiye'ye yerleştim.
İkoncan ve aptal sarışın durumu size neden yapıştı?
Şöyle diyeyim, 29 yaşındayım, yetenekliyim, güzelim herhalde... Çok iyi bir evliliğim, dünya güzeli bir oğlum var. Ben size soruyorum, sizce neden yapıştırdılar?
Kıskançlık mı?
Evet, bence öyle...
Formunuzu ve güzelliğinizi nasıl koruyorsunuz?
Gerçek bir spor delisiyim. Her gün bir saat spor yapıyor ve yürüyorum. Çok spor yaptığım için aşırı bir diyet uygulamıyorum ama mümkün olduğunca tatlı-hamur işi yiyeceklerden uzak durmaya çalışıyorum. Kozmetiğe düşkün değilim. Kadınlara spor yapmalarını öneriyorum... Ayrıca bol bol sebze ve meyve tüketmeliler... Bir de bence en büyük aksesuar fit bir vücut. Fit bir vücudunuz varsa her şeyi kendinize yakıştırıyorsunuz.
Bugüne kadar hiç estetik yaptırdınız mı, yoksa estetiğe karşı mısınız?
Hiç estetik yaptırmadım. Ama ben daha 29 yaşındayım, ileride ne olur, zaman neyi gösterir bilmiyorum.
Vücudunuzun en güzel bulduğunuz yeri neresi?
Kendimle ve vücudumla çok barışığım. Hemen hemen her yerimi beğeniyorum.
Bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?
Her gün güne sporla başlıyorum, sonra en büyük aşkımla yani oğlumla ilgileniyorum... Ardından işe gidiyorum, sonra da yine mümkün olduğunca evimle ilgilenmeye çalışıyorum. Ama tabii ki sosyal bir çevrede olduğum için davetlere de, partilere de katılıyorum.
Bir de şu Formula1 kızlarından bahsedelim...
Reklamcı Arhan Bey, Formula kızlarının kostümlerini tasarlamam için beni düşünmüş. Çünkü kızlara enteresan, vamp, değişik kılıklar giydirmek istemişler. Ben de memnuniyetle kabul ettim ve çok güzel bir iş çıktı. Kızların kostümleri minicik şort etek ve çok enteresan bantlı üstten oluşuyor.
zeka seviyesi
dilara ongun
İş adamlarımızın zeka seviyesi belli oluyor işte,sıradan bir doğu avrupa guzeli gorunce hiç birinde akıl mantık zeka kalmıyor.Memlekette bu kadar okullu tasarıcımcılar dururken böyle tipler uzun bacakları ve sarı saçları sayesinde prim yapıyor.
30 Nisan 2010 Cuma 16:42
YAZIKKKKKKKKKKKKKKKKKK
özgün aygül
ONCA OKUMUŞ İNSAN VARKEN MODA VE TEKSTİLDE SAÇMA SAÇMA KENDİNİ TASARIMCI ZANNEDEN BİRİSE KOCA MARKA İŞ YAPTIRIYO SAHİBİNDEDE HİÇ AKIL YOK
HEY ALLAHIM ŞİRKET SAHİBİ YAPICAK BAŞKA İNSAN BULAMIYOR MUSUN AKLI BAŞINDA Bİ İŞ ADAMIMIZ VAR MI
24 Nisan 2010 Cumartesi 04:24
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız ( 2 )
Haberler
Yazarlar
Medya-Magazin
Popüler-Kültür

Bilim Teknoloji
Spor
Sinema

Basın'da Bugün
![]() |
















